Taylor Swift - All You Had To Do Was Stay Şarkı Sözleri ve Türkçe Anlamları
People like you always want back the love they gave away
- Senin gibi insanlar her zaman feda ettikleri aşkı geri isterler
And people like me wanna believe you when you say you've changed
- Ve benim gibi insanlar değişeceğini söylediğinde sana inanmak isterler
The more I think about it now
- Şimdi daha fazla düşünüyorum bunun hakkında
The less I know
- Daha az biliyorum
All I know is that you drove us off the road
- Tüm bildiğim bizi o yola defettiğin
Stay
- Kal
Hey, all you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı
Had me in the palm of your hand
- Avucunun içine almıştın beni
Then, why'd you have to go and lock me out when I let you in
- O zaman neden gitmek zorundaydın ve beni neden içeri sokmadın ben senin girmene izin vermişken
Stay,
- Kal
Now you say you want it back,
- Şimdi geri istediğini söylüyorsun
Now that it's just too late
- Artık bunun için çok geç
Well could've been easy, all you had to do was stay
- Daha kolay olabilirdi,tüm yapman gereken kalmaktı
All you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı
All you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı
All you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı
All you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı
Here you are now
- Şimdi buradasın
Calling me up
- Beni arıyorsun
But I don't know what to say
- Ama ben ne söyleyeceğimi bilmiyorum
I've been picking up the pieces of the mess you made
- Yaptığın pisliklerin parçalarını topluyorum
People like you always want back the love they pushed aside
- Senin gibi insanlar her zaman bir kenara ittikleri aşklarını geri ister
But people like me are gone forever
- Ama benim gibi insanlar sonsuza kadar giderler
When you say goodbye
- Sen elvada dediğinde
Stay
- Kal
Hey, all you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı
Had me in the palm of your hand
- Avucunun içine almıştın beni
Then, why'd you have to go and lock me out when I let you in
- O zaman neden gitmek zorundaydın ve beni neden içeri sokmadın ben senin girmene izin vermişken
Stay, hey
- Kal
Now you say you want it back,
- Şimdi geri istediğini söylüyorsun
Now that it's just too late
- Artık bunun için çok geç
Well could've been easy, all you had to do was stay
- Daha kolay olabilirdi,tüm yapman gereken kalmaktı
All you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı
All you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı
All you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı
All you had to do was stay
-- Tüm yapman gereken kalmaktı
Let me remind you, this was what you wanted
- Hatırlatmama izin ver,bunu isteyen sendin
You ended it
- Bunu sen bitirdin
You were all I wanted
- Sen istediğim tek şeydin
But not like this
- Ama bu şekilde değil
Not like this
- Bu şekilde değil
Not like this
- Bu şekilde değil
Oh, all you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı
Stay
- Kal
Hey, all you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı
Had me in the palm of your hand
- Avucunun içine almıştın beni
Then, why'd you have to go and lock me out when I let you in
- O zaman neden gitmek zorundaydın ve beni neden içeri sokmadın ben senin girmene izin vermişken
Stay, hey
- Kal
Now you say you want it back,
- Şimdi geri istediğini söylüyorsun
Now that it's just too late
- Artık bunun için çok geç
Well could've been easy, all you had to do was stay
- Daha kolay olabilirdi,tüm yapman gereken kalmaktı
All you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı
All you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı
All you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı
All you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı
All you had to do was stay
- Tüm yapman gereken kalmaktı