Kategoriler
S Şarkı Sözleri Çevirileri

Sabrina Carpenter – Tornado Warnings İngilizce Şarkı Sözleri ve Türkçe Çevirisi

We were never in the park
– Hiç parkta olmadık.
Talkin’ on a seesaw teetering
– Bir tahterevalli üzerinde konuşuyor
With our feelings in the dark
– Karanlıkta duygularımızla
Ignoring tornado warnings
– Kasırga uyarılarını göz ardı etme
He didn’t hold me in his arms
– Beni kollarında tutmadı.
We didn’t stumble over the pages of our relationship arc
– İlişki yayımızın sayfalarına rastlamadık.
Ignoring tornado warnings
– Kasırga uyarılarını göz ardı etme

Don’t understand how quickly we get
– Ne kadar çabuk geldiğimizi anlamıyorum.
Right back in our rhythm without missing a step
– Tek bir adımı bile kaçırmadan ritmimize geri dönüyoruz.
And logically the last thing I should have on my mind
– Ve mantıken aklımda olması gereken son şey
But I want you there sometimes
– Ama bazen orada olmanı istiyorum.

I guess maybe that’s why I’m lying to my therapist
– Sanırım bu yüzden terapistime yalan söylüyorum.
I keep saying things like, “I never saw him and we never kissed”
– “Onu hiç görmedim ve hiç öpüşmedik” gibi şeyler söyleyip duruyorum.
Now I think somehow in my mind if I could convince him
– Şimdi bir şekilde onu ikna edebilseydim aklımdan geçenleri düşünüyorum.
If he doesn’t see it, then maybe it doesn’t exist
– Eğer görmezse, belki de yoktur.
I think he’s onto me every time I say I’m over that son of a bitch
– O orospu çocuğunu her bitirdiğimi söylediğimde peşimde olduğunu düşünüyorum.
I’m lying to my therapist
– Terapistime yalan söylüyorum.

I deserve an hour in a week
– Haftada bir saati hak ediyorum.
To focus on my thoughts
– Düşüncelerime odaklanmak için
Not so obsessed with yours
– Seninkine o kadar takıntılı değilim.
I can’t hear myself speak
– Kendimi konuşurken duyamıyorum.
I deserve my own consideration
– Kendi düşüncemi hak ediyorum.
Sometimes I wish I kept
– Bazen keşke tutsaydım diyorum.
Some of my feelings in the basement
– Bodrumdaki bazı hislerim
So I’d still have some left
– Bu yüzden hala biraz kaldı

Don’t understand how quickly we get
– Ne kadar çabuk geldiğimizi anlamıyorum.
Right back in our rhythm without missing a step
– Tek bir adımı bile kaçırmadan ritmimize geri dönüyoruz.
And logically the last thing I should have on my mind
– Ve mantıken aklımda olması gereken son şey
But I want you there sometimes
– Ama bazen orada olmanı istiyorum.

I guess maybe that’s why I’m lying to my therapist
– Sanırım bu yüzden terapistime yalan söylüyorum.
I keep saying things like, “I never saw him and we never kissed”
– “Onu hiç görmedim ve hiç öpüşmedik” gibi şeyler söyleyip duruyorum.
Now I think somehow in my mind if I could convince him
– Şimdi bir şekilde onu ikna edebilseydim aklımdan geçenleri düşünüyorum.
If he doesn’t see it, then maybe it doesn’t exist
– Eğer görmezse, belki de yoktur.
I think he’s onto me every time I say I’m over that son of a bitch
– O orospu çocuğunu her bitirdiğimi söylediğimde peşimde olduğunu düşünüyorum.
I’m lying to my therapist
– Terapistime yalan söylüyorum.

I drive you home, you drive me crazy
– Seni eve ben götürürüm, sen beni deli edersin.
But that’s not gonna stop me
– Ama bu beni durdurmayacak.
I call you out, you call me “baby”
– Seni çağırıyorum, “bebeğim beni ara”
But that’s not gonna stop me
– Ama bu beni durdurmayacak.

From lying to my therapist
– Yalan söylemekten terapistime
I keep saying things like, “I never saw him and we never kissed”
– “Onu hiç görmedim ve hiç öpüşmedik” gibi şeyler söyleyip duruyorum.
Now I think somehow in my mind if I could convince him
– Şimdi bir şekilde onu ikna edebilseydim aklımdan geçenleri düşünüyorum.
If he doesn’t see it, then maybe it doesn’t exist
– Eğer görmezse, belki de yoktur.
I think he’s onto me every time I say I’m over that son of a bitch
– O orospu çocuğunu her bitirdiğimi söylediğimde peşimde olduğunu düşünüyorum.
I’m lying to my therapist
– Terapistime yalan söylüyorum.