SB Maffija - Parapetówa Lehçe Şarkı Sözleri ve Türkçe Çevirisi

SB Maffija - Parapetówa Lehçe Şarkı Sözleri ve Türkçe Çevirisi
W pałacu, na kacu, pachnie skunem
- Sarayda akşamdan kalmayken kokarca kokuyor
Stawiaj stówę, że znów to powtórzę
- 100'e bahse gir, bunu tekrar söyleyeceğim.
Wódy w chuj, dawaj na parapetówę
- Kıçına su dökün, eve taşınma partisine gidelim.
Ej, parapetówę, ej, dawaj na górę
- Hey, eve taşınma partisi, Hey, hadi yukarı çıkalım
W pałacu, na kacu, pachnie skunem
- Sarayda akşamdan kalmayken kokarca kokuyor
Stawiaj stówę, że znów to powtórzę
- 100'e bahse gir, bunu tekrar söyleyeceğim.
Wódy w chuj, dawaj na parapetówę
- Kıçına su dökün, eve taşınma partisine gidelim.
Ej, parapetówę, ej, dawaj na górę
- Hey, eve taşınma partisi, Hey, hadi yukarı çıkalım

Pora obiadowa, na tarasie konsumuję
- Öğle vakti, terasta tüketiyorum
Obwieszony złotem, z wąsem White wygląda jak mój wujek (Cogo)
- Altınla asılmış, bıyıklı beyazı amcama benziyor (Cogo)
Raczę się, wlewam do kubka trunek, kaszlę (ekh)
- Rica ederim, bardağa içki döküyorum, öksürüyorum (Eh)
Karmelizuję pacunek
- Lolipopları karamelize ediyor

Kiedy byłem mały, to sklejałem samoloty
- Ben küçükken uçakları birbirine yapıştırırdım
Dziś też jestem mały, albo mamy duże domy (wille)
- Bugün ben de küçüğüm ya da büyük evlerimiz var (villalar)
Więcej nic nie powiem tak jak Reksiu, ale
- Başka bir şey söylemeyeceğim, Rex gibi, ama
Kiedyś wam pokażę tak jak Leksiu - Palec
- Bir gün sana Lexi'nin nasıl bir parmak olduğunu göstereceğim

Ona dzwoni, pisze, pyta kiedy będę
- Arayıp yazıyor, ne zaman olacağımı soruyor
Nie mogę rozmawiać, a opowiem ci w piosence
- Konuşamıyorum ve size şarkıda söyleyeceğim
Tu są 3 miliony na podjeździe albo więcej
- Burada yolda 3 milyon veya daha fazlası var
Wszędzie leży trawa jakbym pojechał na Wembley
- Her yerde çimenler var, sanki Wembley'e gidiyormuşum gibi.
Nic nie piję, nic nie biorę, nic nie palę
- Hiçbir şey içmiyorum, hiçbir şey almıyorum, hiçbir şey içmiyorum
Ale stałem obok White'a no i chyba się zjarałem
- Ama ben White'ın yanında duruyordum ve sanırım kafam karıştı.
Więc usiadłem obok Lanka i chyba się najebałem
- Bu yüzden Lank'ın yanına oturdum ve sanırım kafam karıştı.
I się boję, co się stanie, jak siądę przy twojej starej
- Ve eskisinin yanına oturursam ne olacağından korkuyorum
Młody Borek
- Genç Güreşçi

U, zmieniliśmy hotel na pałac (hotel na pałac)
- U, Oteli saraya değiştirdik (otel saraya)
I choć nie jest mój, to kiedyś nam kupię, jeśli będziesz chciała
- Benim olmasa da, istersen satın alırım.
Pałac to nie hotel, ale proszę o klin
- Saray bir otel değil, ama lütfen kama
W tamtym roku rozjebałem drzwi, w tym rozjebię CD
- Geçen sene kapıyı kırdım, bu konuda CD'yi kıracağım
Bufor
- Tampon

Pokój dzielę z bratem, z bratem dzielę papier
- Kardeşimle bir oda paylaşıyorum, kardeşimle bir kağıt paylaşıyorum
Toaletowy, do głowy wódy mi tylko nalej
- Kafanın içine sadece su dökün
Uśmiechniętą mam japę, smutek został w Warszawie
- Anneme gülümseyen üzüntü Varşova'da kaldı
Nikt nas tu nie podzieli, bo wszyscy jesteśmy razem
- Burada kimse bizi ayırmayacak çünkü hepimiz beraberiz

W pałacu, na kacu, pachnie skunem
- Sarayda akşamdan kalmayken kokarca kokuyor
Stawiaj stówę, że znów to powtórzę
- 100'e bahse gir, bunu tekrar söyleyeceğim.
Wódy w chuj, dawaj na parapetówę
- Kıçına su dökün, eve taşınma partisine gidelim.
Ej, parapetówę, ej, dawaj na górę
- Hey, eve taşınma partisi, Hey, hadi yukarı çıkalım
W pałacu, na kacu, pachnie skunem
- Sarayda akşamdan kalmayken kokarca kokuyor
Stawiaj stówę, że znów to powtórzę
- 100'e bahse gir, bunu tekrar söyleyeceğim.
Wódy w chuj, dawaj na parapetówę
- Kıçına su dökün, eve taşınma partisine gidelim.
Ej, parapetówę, ej, dawaj na górę
- Hey, eve taşınma partisi, Hey, hadi yukarı çıkalım

Tu nie dopadnie Cię żadna troska
- Burada sana hiçbir endişe gelmeyecek.
Bo wiszę nad drzwiami jak Matka Boska (mama)
- Çünkü Tanrı'nın Annesi gibi kapının üzerinde asılıyorum (anne)
Spytaj się White'a co to jest kara boska
- White'a ilahi cezanın ne olduğunu sor
I nie trzaskaj drzwiami chamie, bo ci na łeb spadnie obraz ojca
- Kapıyı çarpma yoksa babanın imajı kafana düşecek.

Weź nie pierdol, jakie złe nawyki?
- Al, siktir et, kötü alışkanlıklar nelerdir?
Mafijczyki zaczynają ferie, korkociągi robią pajacyki
- Mafyalar tatile başlıyor, tirbuşonlar tirbuşon yapıyor
Mam pełne tyty i różową bletkę
- Tam göğüslerim ve pembe blet'im var
Motam, kolacjowego, śniadaniowego, pod lunch, o tak
- Motham, akşam yemeği, kahvaltı, öğle yemeğinin altında, Evet
Parapet się ugnie od tego
- Pencere eşiği bundan bükülecek

Miałem siedzieć w szkole, a tu dzwoni Kamil i mówi Hotel, i to drugi
- Okulda oturmam gerekiyordu, sonra Camille aradı ve otel dedi, bu da ikinci sırada
Pozdrawiam panią, eh, z którą za tydzień mam ustny
- Bir hafta sonra sözlü olduğum bayana hoş geldiniz
Ustną maturę, ale tym się będę martwił później
- Sözlü olarak, ama daha sonra bunun için endişeleneceğim
W pałacu na kacu leję wódę, aż usnę i się nie obudzę, ej
- Ben uyuyana ve uyanana kadar sarayda akşamdan kalma su döküyor.

W pałacu, na kacu, pachnie skunem
- Sarayda akşamdan kalmayken kokarca kokuyor
Stawiaj stówę, że znów to powtórzę
- 100'e bahse gir, bunu tekrar söyleyeceğim.
Wódy w chuj, dawaj na parapetówę
- Kıçına su dökün, eve taşınma partisine gidelim.
Ej, parapetówę, ej, dawaj na górę
- Hey, eve taşınma partisi, Hey, hadi yukarı çıkalım
W pałacu, na kacu, pachnie skunem
- Sarayda akşamdan kalmayken kokarca kokuyor
Stawiaj stówę, że znów to powtórzę
- 100'e bahse gir, bunu tekrar söyleyeceğim.
Wódy w chuj, dawaj na parapetówę
- Kıçına su dökün, eve taşınma partisine gidelim.
Ej, parapetówę, ej, dawaj na górę
- Hey, eve taşınma partisi, Hey, hadi yukarı çıkalım

Skute Bobo, no bo, najarany nie jestem sobą
- Bobo kelepçeli çünkü kendimde değilim.
Skute Bobo, jeszcze głośniej niż DJ Bobo
- DJ Bobo'dan bile daha yüksek sesle Bobo'yu zincirledi
Skute Bobo, bas nakurwia po piździe srogo (a, mhm, mhm)
- Bobo kelepçeli, bas sertçe şarkı söylüyor (a, mhm, mhm)

Młody harcerz, po śniadaniu tańce
- Genç izci, kahvaltıdan sonra dans ediyor
Rozkładam se namiot, kiedy widzę fajną panią
- Harika bir bayan gördüğümde çadırı açıyorum
One bawią się mną stale, bo mieszkam w domku dla lalek
- Benimle sürekli oynuyorlar çünkü ben bir oyuncak evde yaşıyorum
Jak melanże, to na strzelnicy w Warce
- Melanj gibi, bu da damadaki atış poligonunda

Nie kupisz wejściówek do nas na parapetówę
- Bize eve taşınma biletlerini alamazsın.
Ktoś otwiera wielki pałac, a piłem za garażem wódę
- Birisi büyük sarayı açıyor, ben de garajın arkasında su içiyordum
Teraz zapierdalam, mógłbym kupić za to furę
- Bunun için bir araba alabilirim.
Tu pali się joint, tu leje się trunek, zapraszam na górę
- Burada eklem yanıyor, burada içki dökülüyor, yukarı çıkın.

Jak się sukcesy sypią z nieba to przestajesz je doceniać
- Cennetten çıktığın zaman, onları takdir etmeyi bırakırsın.
I zaczynasz kumać co ma znaczenie, a co nie ma
- Neyin önemli ve neyin önemli olmadığını anlamaya başlıyorsun
Pierwsze sto tysięcy jest jak pierwszy seks
- İlk yüz bin ilk seks gibidir
Pierwsze kilka baniek jest jak pierwszy syn, flex
- İlk oğul gibi ilk birkaç kabarcık, flex
Moja pozycja daje mi nawinąć piąty wers
- Pozisyonum bana beşinci ayeti sarmamı sağlıyor
Dobra, Solar weź...
- Tamam, Solar'ı al...

W pałacu, na kacu, pachnie skunem
- Sarayda akşamdan kalmayken kokarca kokuyor
Stawiaj stówę, że znów to powtórzę
- 100'e bahse gir, bunu tekrar söyleyeceğim.
Wódy w chuj, dawaj na parapetówę
- Kıçına su dökün, eve taşınma partisine gidelim.
Ej, parapetówę, ej, dawaj na górę
- Hey, eve taşınma partisi, Hey, hadi yukarı çıkalım
W pałacu, na kacu, pachnie skunem
- Sarayda akşamdan kalmayken kokarca kokuyor
Stawiaj stówę, że znów to powtórzę
- 100'e bahse gir, bunu tekrar söyleyeceğim.
Wódy w chuj, dawaj na parapetówę
- Kıçına su dökün, eve taşınma partisine gidelim.
Ej, parapetówę, ej, dawaj na górę
- Hey, eve taşınma partisi, Hey, hadi yukarı çıkalım
Paylaş: