Steve Lacy - Amber İngilizce Şarkı Sözleri ve Türkçe Çevirisi
Once upon a time
- Bir varmış bir yokmuş...
There were two lovebirds
- İki muhabbet kuşu vardı.
One shy, one so not
- Biri utangaç, biri öyle değil
They met each other at the perfect time
- Mükemmel zamanda tanıştılar.
And one just didn't know how to handle it
- Ve biri bununla nasıl başa çıkacağını bilmiyordu.
These days feel so different with the thought
- Bu günlerde düşünce ile çok farklı hissediyorum
Of you (Bah, bah) in my mind (Bah, bah)
- Sen (Bah, bah) aklımda (Bah, bah)
I can't help but see your face
- Yardım edemem ama yüzünü görüyorum.
The look in your eye lets me know I'm mesmerized
- Gözlerindeki bakış, büyülendiğimi anlamamı sağlıyor.
I wish I never met you no more, no
- Keşke seninle daha fazla tanışmasaydım.
Ooh, oh-oh, oh-oh
- Ooh, oh-oh, oh-oh
Oh, woah, uh
- Oh, woah, uh
Still (Bah, bah) here (Bah, bah) in my head, can you come back?
- Hala (Bah, bah) burada (Bah, bah) kafamın içinde, geri gelebilir misin?
You left me a mess since the day we kissed and said
- Öpüştüğümüz ve söylediğimiz günden beri bana bir karmaşa bıraktın.
"Goodbye, just for now, you'll be back next Saturday"
- "Hoşçakal, şimdilik, gelecek cumartesi döneceksin."
I wish I never met you no more
- Keşke seninle daha fazla tanışmasaydım.
I wish I never met you no more
- Keşke seninle daha fazla tanışmasaydım.
Oh, oh, oh
- Oh, oh, oh
Oh
- Ey
Oh, oh, oh, oh, ah, ah, ah, ah, oh
- Oh, oh, oh, oh, ah, ah, ah, ah, ah
Oh, I wish I never met you at all
- Keşke seninle hiç tanışmasaydım.
I wish I never met you no more
- Keşke seninle daha fazla tanışmasaydım.
I wish I never met you no more
- Keşke seninle daha fazla tanışmasaydım.
I wish I never met you no more
- Keşke seninle daha fazla tanışmasaydım.
I wish I never met you no more
- Keşke seninle daha fazla tanışmasaydım.
- Bir varmış bir yokmuş...
There were two lovebirds
- İki muhabbet kuşu vardı.
One shy, one so not
- Biri utangaç, biri öyle değil
They met each other at the perfect time
- Mükemmel zamanda tanıştılar.
And one just didn't know how to handle it
- Ve biri bununla nasıl başa çıkacağını bilmiyordu.
These days feel so different with the thought
- Bu günlerde düşünce ile çok farklı hissediyorum
Of you (Bah, bah) in my mind (Bah, bah)
- Sen (Bah, bah) aklımda (Bah, bah)
I can't help but see your face
- Yardım edemem ama yüzünü görüyorum.
The look in your eye lets me know I'm mesmerized
- Gözlerindeki bakış, büyülendiğimi anlamamı sağlıyor.
I wish I never met you no more, no
- Keşke seninle daha fazla tanışmasaydım.
Ooh, oh-oh, oh-oh
- Ooh, oh-oh, oh-oh
Oh, woah, uh
- Oh, woah, uh
Still (Bah, bah) here (Bah, bah) in my head, can you come back?
- Hala (Bah, bah) burada (Bah, bah) kafamın içinde, geri gelebilir misin?
You left me a mess since the day we kissed and said
- Öpüştüğümüz ve söylediğimiz günden beri bana bir karmaşa bıraktın.
"Goodbye, just for now, you'll be back next Saturday"
- "Hoşçakal, şimdilik, gelecek cumartesi döneceksin."
I wish I never met you no more
- Keşke seninle daha fazla tanışmasaydım.
I wish I never met you no more
- Keşke seninle daha fazla tanışmasaydım.
Oh, oh, oh
- Oh, oh, oh
Oh
- Ey
Oh, oh, oh, oh, ah, ah, ah, ah, oh
- Oh, oh, oh, oh, ah, ah, ah, ah, ah
Oh, I wish I never met you at all
- Keşke seninle hiç tanışmasaydım.
I wish I never met you no more
- Keşke seninle daha fazla tanışmasaydım.
I wish I never met you no more
- Keşke seninle daha fazla tanışmasaydım.
I wish I never met you no more
- Keşke seninle daha fazla tanışmasaydım.
I wish I never met you no more
- Keşke seninle daha fazla tanışmasaydım.