TOMORROW X TOGETHER - Thursday’s Child Has Far To Go Korece Şarkı Sözleri ve Türkçe Çevirisi
Born to be a Thursday's child
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
가야 할 길이 많은 아이
- Yolda bir sürü çocuk gitmek
나를 기다릴 날들과
- Beni bekleyecek günler
발을 맞추러 go (Woah-oh-oh, woah)
- ayaklarına uyacak şekilde git (Woah-oh-oh, woah)
Born to be a Thursday's child
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
눈물 위에서 피는 smile
- Gözyaşlarının üstünde çiçek açan gülümseme
다시 펼쳐질 순간과
- O an tekrar ortaya çıkacak ve
눈을 맞추러 go
- Gözlerinle buluşmaya git
헤어지기 좋은 날
- Ayrılmak için iyi günler
월요일은 아닐걸
- Bugün Pazartesi değil.
주말이 너무 멀잖아
- Hafta sonu çok uzak.
엉망이 될걸 seven days
- Ben bir karmaşa olacak. yedi gün.
It's Thursday
- Bugün Perşembe
목요일에 헤어져
- Perşembe günü ayrıldık.
금요일엔 실컷 울어버리고
- Cuma günü ağlıyorum.
토요일 밤에 기운을 내
- Cumartesi gecesi neşelen
일요일 하루 더 있잖아
- Pazar günü başka bir günün var.
떠나온 슬픔의 너머엔
- Ayrılmanın hüznünün ötesinde
설렘만 가득 채워지게
- Heyecan dolu.
목요일의 아이라는 운명이 날
- Perşembe Günü Kader Günü adlı Çocuk
날 다시 걷게 하네 feelin' so good
- Tekrar yürümemi sağla kendimi çok iyi hissediyorum
Born to be a Thursday's child
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
가야 할 길이 많은 아이
- Yolda bir sürü çocuk gitmek
나를 기다릴 날들과
- Beni bekleyecek günler
발을 맞추러 go (Woah-oh-oh, woah)
- ayaklarına uyacak şekilde git (Woah-oh-oh, woah)
Born to be a Thursday’s child
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
눈물 위에서 피는 smile
- Gözyaşlarının üstünde çiçek açan gülümseme
다시 펼쳐질 순간과
- O an tekrar ortaya çıkacak ve
눈을 맞추러 go (Woah-oh-oh)
- gözlerinle eşleşmeye git (Woah-oh-oh)
다신 울지 않을래
- Bir daha asla ağlamayacağım.
다신 울지 않을래
- Bir daha asla ağlamayacağım.
다신 울지 않을래
- Bir daha asla ağlamayacağım.
여기저기 눈에 띄어
- Her yerde göze çarpıyor.
요즘 뜨는 trend가
- Bu günlerde ortaya çıkan eğilim
오늘의 hashtag breakup
- günün hashtag'i
그 뒤에 붙여 glowup
- Glowup'ı arkasına yapıştırın
길었던 눈물은 뒤로해
- Uzun gözyaşları.
걸어가 운명을 마주해
- Yürü, kaderinle yüzleş.
목요일의 아이라는 낭만이 날
- Perşembe günkü Ira romantik bir gün
날 다시 웃게 하네 feelin' so good
- Beni tekrar güldürün çok iyi hissediyorum
Born to be a Thursday's child
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
가야 할 길이 많은 아이
- Yolda bir sürü çocuk gitmek
나를 기다릴 날들과
- Beni bekleyecek günler
발을 맞추러 go (Woah-oh-oh, woah)
- ayaklarına uyacak şekilde git (Woah-oh-oh, woah)
Born to be a Thursday's child
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
눈물 위에서 피는 smile
- Gözyaşlarının üstünde çiçek açan gülümseme
다시 펼쳐질 순간과
- O an tekrar ortaya çıkacak ve
눈을 맞추러 go (Woah-oh-oh)
- gözlerinle eşleşmeye git (Woah-oh-oh)
다신 울지 않을래
- Bir daha asla ağlamayacağım.
괜찮은 것 같아 (같아)
- Sorun değil bence.
무너졌던 맘이 (맘이)
- Kırık kalp (kalp)
후련한 것 같아
- İyi bir şey olduğunu düşünüyorum.
다시 만난 목요일, it's okay
- Perşembe günü tekrar karşılaştık, sorun değil.
온 길보다 험하겠지만
- Yol boyunca çok daha zormuş.
예측불허의 our life
- Hayatımız tahmin edilemez
온 길보다 더 멀겠지만
- Tüm yoldan daha uzak.
멋진 날들이 기다려
- Harika günleri bekle.
Born to be a Thursday's child
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
가야 할 길이 많은 아이
- Yolda bir sürü çocuk gitmek
나를 기다릴 날들과
- Beni bekleyecek günler
발을 맞추러 go (Woah-oh-oh, woah)
- ayaklarına uyacak şekilde git (Woah-oh-oh, woah)
Born to be a Thursday's child
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
눈물 위에서 피는 smile
- Gözyaşlarının üstünde çiçek açan gülümseme
다시 펼쳐질 순간과
- O an tekrar ortaya çıkacak ve
눈을 맞추러 go (Woah-oh-oh)
- gözlerinle eşleşmeye git (Woah-oh-oh)
다신 울지 않을래 (Oh)
- Bir daha asla ağlamayacağım (Oh)
다신 울지 않을래 (Oh, yeah)
- Bir daha asla ağlamayacağım (Oh, evet)
다신 울지 않을래
- Bir daha asla ağlamayacağım.
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
가야 할 길이 많은 아이
- Yolda bir sürü çocuk gitmek
나를 기다릴 날들과
- Beni bekleyecek günler
발을 맞추러 go (Woah-oh-oh, woah)
- ayaklarına uyacak şekilde git (Woah-oh-oh, woah)
Born to be a Thursday's child
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
눈물 위에서 피는 smile
- Gözyaşlarının üstünde çiçek açan gülümseme
다시 펼쳐질 순간과
- O an tekrar ortaya çıkacak ve
눈을 맞추러 go
- Gözlerinle buluşmaya git
헤어지기 좋은 날
- Ayrılmak için iyi günler
월요일은 아닐걸
- Bugün Pazartesi değil.
주말이 너무 멀잖아
- Hafta sonu çok uzak.
엉망이 될걸 seven days
- Ben bir karmaşa olacak. yedi gün.
It's Thursday
- Bugün Perşembe
목요일에 헤어져
- Perşembe günü ayrıldık.
금요일엔 실컷 울어버리고
- Cuma günü ağlıyorum.
토요일 밤에 기운을 내
- Cumartesi gecesi neşelen
일요일 하루 더 있잖아
- Pazar günü başka bir günün var.
떠나온 슬픔의 너머엔
- Ayrılmanın hüznünün ötesinde
설렘만 가득 채워지게
- Heyecan dolu.
목요일의 아이라는 운명이 날
- Perşembe Günü Kader Günü adlı Çocuk
날 다시 걷게 하네 feelin' so good
- Tekrar yürümemi sağla kendimi çok iyi hissediyorum
Born to be a Thursday's child
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
가야 할 길이 많은 아이
- Yolda bir sürü çocuk gitmek
나를 기다릴 날들과
- Beni bekleyecek günler
발을 맞추러 go (Woah-oh-oh, woah)
- ayaklarına uyacak şekilde git (Woah-oh-oh, woah)
Born to be a Thursday’s child
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
눈물 위에서 피는 smile
- Gözyaşlarının üstünde çiçek açan gülümseme
다시 펼쳐질 순간과
- O an tekrar ortaya çıkacak ve
눈을 맞추러 go (Woah-oh-oh)
- gözlerinle eşleşmeye git (Woah-oh-oh)
다신 울지 않을래
- Bir daha asla ağlamayacağım.
다신 울지 않을래
- Bir daha asla ağlamayacağım.
다신 울지 않을래
- Bir daha asla ağlamayacağım.
여기저기 눈에 띄어
- Her yerde göze çarpıyor.
요즘 뜨는 trend가
- Bu günlerde ortaya çıkan eğilim
오늘의 hashtag breakup
- günün hashtag'i
그 뒤에 붙여 glowup
- Glowup'ı arkasına yapıştırın
길었던 눈물은 뒤로해
- Uzun gözyaşları.
걸어가 운명을 마주해
- Yürü, kaderinle yüzleş.
목요일의 아이라는 낭만이 날
- Perşembe günkü Ira romantik bir gün
날 다시 웃게 하네 feelin' so good
- Beni tekrar güldürün çok iyi hissediyorum
Born to be a Thursday's child
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
가야 할 길이 많은 아이
- Yolda bir sürü çocuk gitmek
나를 기다릴 날들과
- Beni bekleyecek günler
발을 맞추러 go (Woah-oh-oh, woah)
- ayaklarına uyacak şekilde git (Woah-oh-oh, woah)
Born to be a Thursday's child
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
눈물 위에서 피는 smile
- Gözyaşlarının üstünde çiçek açan gülümseme
다시 펼쳐질 순간과
- O an tekrar ortaya çıkacak ve
눈을 맞추러 go (Woah-oh-oh)
- gözlerinle eşleşmeye git (Woah-oh-oh)
다신 울지 않을래
- Bir daha asla ağlamayacağım.
괜찮은 것 같아 (같아)
- Sorun değil bence.
무너졌던 맘이 (맘이)
- Kırık kalp (kalp)
후련한 것 같아
- İyi bir şey olduğunu düşünüyorum.
다시 만난 목요일, it's okay
- Perşembe günü tekrar karşılaştık, sorun değil.
온 길보다 험하겠지만
- Yol boyunca çok daha zormuş.
예측불허의 our life
- Hayatımız tahmin edilemez
온 길보다 더 멀겠지만
- Tüm yoldan daha uzak.
멋진 날들이 기다려
- Harika günleri bekle.
Born to be a Thursday's child
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
가야 할 길이 많은 아이
- Yolda bir sürü çocuk gitmek
나를 기다릴 날들과
- Beni bekleyecek günler
발을 맞추러 go (Woah-oh-oh, woah)
- ayaklarına uyacak şekilde git (Woah-oh-oh, woah)
Born to be a Thursday's child
- Perşembe çocuğu olmak için doğmuş
눈물 위에서 피는 smile
- Gözyaşlarının üstünde çiçek açan gülümseme
다시 펼쳐질 순간과
- O an tekrar ortaya çıkacak ve
눈을 맞추러 go (Woah-oh-oh)
- gözlerinle eşleşmeye git (Woah-oh-oh)
다신 울지 않을래 (Oh)
- Bir daha asla ağlamayacağım (Oh)
다신 울지 않을래 (Oh, yeah)
- Bir daha asla ağlamayacağım (Oh, evet)
다신 울지 않을래
- Bir daha asla ağlamayacağım.