Fleetwood Mac , Dreams Şarkı Sözleri ve Türkçe Anlamları
Now here you go again, you say you want your freedom
- İşte yeniden başlıyorsun, özgürlüğünü istediğini söylüyorsun
Well, who am I to keep you down?
- Pekala, seni tutmak için kimim ki ben?
It’s only right that you should play the way you feel it
- Bu sadece sen nasıl hissedip oynamalı olduğunda doğrudur
But listen carefully to the sound of your loneliness
- Ama dikkatlice dinle yalnızlığının sesini
Like a heartbeat drives you mad
- Sanki kalp atışı seni deli ediyormuş gibi
In the stillness of remembering of what you had
- Sahip olduğun şeyleri hatırlama durgunluğunda
And what you lost and what you had and what you lost
- Ve ne kaybettiğinde ve neye sahip olduğunda ve neyi kaybettiğinde
Thunder only happens when it’s raining
- Fırtına yalnızca yağmur yağdığında olur
Players only love you when they’re playing
- Oyuncular yalnızca seni oynadıklarında severler
Say women they will come and they will go
- De ki kadınlar yalnızca gelirler ve giderler
When the rain washes you clean, you’ll know, you’ll know
- Yağmur seni tertemiz yıkadığında, tanıyacaksın, tanıyacaksın
Now here I go again, I see the crystal visions
- İşte yeniden başlıyorum, kristal önsezileri görüyorum
I keep my visions to myself
- Kendi önsezilerimi kendime tutuyorum
It’s only me who wants to wrap around your dreams
- Senin hayallerini kendiyle kaplamak isteyen yalnızca benim
And have you any dreams you’d like to sell?
- Ve satmak istediğin herhangi bir hayallerin var mı?
Dreams of loneliness
- Yalnızlığın hayalleri
Like a heartbeat drives you mad
- Sanki kalp atışı seni deli ediyormuş gibi
In the stillness of remembering of what you had
- Sahip olduğun şeyleri hatırlama durgunluğunda
And what you lost and what you had and what you lost
- Ve ne kaybettiğinde ve neye sahip olduğunda ve neyi kaybettiğinde
Thunder only happens when it’s raining
- Fırtına yalnızca yağmur yağdığında olur
Players only love you when they’re playing
- Oyuncular yalnızca seni oynadıklarında severler
Say women they will come and they will go
- De ki kadınlar yalnızca gelirler ve giderler
When the rain washes you clean, you’ll know, you’ll know
- Yağmur seni tertemiz yıkadığında, tanıyacaksın, tanıyacaksın
You will know, you’ll know
- Tanıyacaksın, tanıyacaksın