Justin Bieber - All Bad Şarkı Sözleri ve Türkçe Anlamları
It's another, if it ain't one thing
- Başka bir şey, eğer bir şey değilse
Instigators, like putting fire on propane
- Araştırmacılar, yanlış bir şeyi ateşe vermek gibi
The wrong thing, they be worrying about
- Yanlış şey, onların endişelendikleri
Ooh you know females
- Kadınları bilirsin
And how they like to run they mouths
- Ve nasıl konuşup durduklarını
Wanna be, wanna be just like talk like, you
- Olmak istiyorum, sadece senin gibi konuşmak istiyorum
(Like you) you (like you)
- (Senin gibi) sen (senin gibi)
Misery, misery loves company
- Izdırap, ızdırap arkadaşlığı sever
Don't let 'em change your mood
- Onların ruh halini değiştirmesine izin verme
They try to get at me
- (Benimle uğraşmaya çalıştılar)
(They try to get at me)
- (Benimle uğraşmaya çalıştılar)
Behind your back
- Senin arkandan
(Your back, your back, your back)
- (Arkandan,arkandan,arkandan)
They try to tell me that I'm just like the others
- Onlar bana diğerleri gibi olduğumu söylemeye çalıştı
That I ain't all bad
- O kadar da kötü olmadığımı
No, no I ain't all bad
- Hayır,hayır o kadar kötü değilim
All bad, all bad
- Çok kötü, çok kötü
I ain't that bad
- O kadar kötü değilim
All bad all bad
- Çok kötü, çok kötü
I might make you mad
- Seni kızdırmış olabilirim
So mad, my bad
- Çok kızgın, benim hatam
No I ain't all bad
- Hayır,hayır o kadar kötü değilim
Between us, they wanna come in
- Aramıza, girmek istiyorlar
Worst enemy, so they try to be your best friend
- En kötü düşman, senin en yakın arkadaşın olmaya çalışıyorlar
Perfect
- Mükemmel
Ain't saying that I am
- Olduğumu söylemedim
Proven, at least I've proven that I give a damn
- Kanıtlanmış, en azından ben umursadığımı kanıtlayabildim
Wanna be, wanna be everything I oughta be to you
- Olmak istiyorum, sana karşı olmam gereken her şey olmak istiyorum
To you
- Sana
Envy, envy
- İmrenmek,imrenmek
Same thing as jealousy
- Kıskanmakla aynı şey
Jealous of you
- Seni kıskanmak
That's what they do
- Yaptıkları işte bu
They try to get at me
- (Benimle uğraşmaya çalıştılar)
(They try to get at me)
- (Benimle uğraşmaya çalıştılar)
Behind your back
- Senin arkandan
(Your back, your back, your back)
- (Arkandan,arkandan,arkandan)
They try to tell me that I'm just like the others
- Onlar bana diğerleri gibi olduğumu söylemeye çalıştı
That I ain't all bad
- O kadar da kötü olmadığımı
No, no I ain't all bad
- Hayır,hayır o kadar kötü değilim
All bad, all bad
- Çok kötü, çok kötü
I ain't that bad
- O kadar kötü değilim
All bad all bad
- Çok kötü, çok kötü
I might make you mad
- Seni kızdırmış olabilirim
So mad, my bad
- Çok kızgın, benim hatam
No I ain't all bad
- Hayır,hayır o kadar kötü değilim