Sam Smith - Too Good At Goodbyes İngilizce Şarkı Sözleri ve Türkçe Çevirisi
You must think that I'm stupid
- Aptal olduğumu düşünüyor olmalısın
You must think that I'm a fool
- Budala olduğumu düşünüyor olmalısın
You must think that I'm new to this
- Bu işte yeni olduğumu düşünüyor olmalısın
But I have seen this all before
- Ama bunların hepsini daha önce gördüm
I'm never gonna let you close to me
- Seni kendime hiç yaklaştırmayacağım
Even though you mean the most to me
- Bana hayatta en fazla şeyi ifade eden sen olsan da
'Cause every time I open up, it hurts
- Çünkü sana kendimi açtığım her an canım acıyor
So I'm never gonna get too close to you
- Bu yüzden sana hiç çok fazla yaklaşmayacağım
Even when I mean the most to you
- Sana hayatta en fazla şeyi ifade eden kişi olduğumda bile
In case you go and leave me in the dirt
- Gidip beni pislik içinde bırakırsın diye
Every time you hurt me, the less that I cry
- Beni her incittiğinde daha az ağlıyorum
And every time you leave me, the quicker these tears dry
- Ve beni her terkedişinde gözyaşlarım daha hızlı kuruyor
And every time you walk out, the less I love you
- Sen her dışarı çıktığında seni daha az seviyorum
Baby, we don't stand a chance, it's sad but it's true
- Bebeğim, hiç şansımız yok, üzücü bir durum ama bu doğru
I'm way too good at goodbyes
- Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim
(I'm way too good at goodbyes)
- (Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
I'm way too good at goodbyes
- Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim
(I'm way too good at goodbyes)
- (Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
No way that you'll see me cry
- Beni bundan sonra asla ağlarken görmeyeceksin
(No way that you'll see me cry)
- (Beni bundan sonra asla ağlarken görmeyeceksin)
[I'm way too good at goodbyes
- (Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
(I'm way too good at goodbyes)
- (Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
I know you're thinking I'm heartless
- Biliyorum kalpsiz olduğumu düşünüyorsun
I know you're thinking I'm cold
- Biliyorsun soğuk olduğumu düşünüyorsun
I'm just protecting my innocence
- Sadece masumiyetimi koruyorum
I'm just protecting my soul
- Sadece ruhumu koruyorum
I'm never gonna let you close to me
- Seni kendime hiç yaklaştırmayacağım
Even though you mean the most to me
- Bana hayatta en fazla şeyi ifade eden sen olsan da
'Cause every time I open up, it hurts
- Çünkü sana kendimi açtığım her an canım acıyor
So I'm never gonna get too close to you
- Bu yüzden sana hiç çok fazla yaklaşmayacağım
Even when I mean the most to you
- Sana hayatta en fazla şeyi ifade eden kişi olduğumda bile
In case you go and leave me in the dirt
- Gidip beni pislik içinde bırakırsın diye
Every time you hurt me, the less that I cry
- Beni her incittiğinde daha az ağlıyorum
And every time you leave me, the quicker these tears dry
- Ve beni her terkedişinde gözyaşlarım daha hızlı kuruyor
And every time you walk out, the less I love you
- Sen her dışarı çıktığında seni daha az seviyorum
Baby, we don't stand a chance, it's sad but it's true
- Bebeğim, hiç şansımız yok, üzücü bir durum ama bu doğru
I'm way too good at goodbyes
- Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim
(I'm way too good at goodbyes)
- (Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
I'm way too good at goodbyes
- Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim
(I'm way too good at goodbyes)
- (Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
No way that you'll see me cry
- Beni bundan sonra asla ağlarken görmeyeceksin
(No way that you'll see me cry)
- (Beni bundan sonra asla ağlarken görmeyeceksin)
[I'm way too good at goodbyes
- (Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
(I'm way too good at goodbyes)
- (Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
No way that you'll see me cry
- Beni bundan sonra asla ağlarken görmeyeceksin
(No way that you'll see me cry)
- (Beni bundan sonra asla ağlarken görmeyeceksin)
[I'm way too good at goodbyes
- (Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
(I'm way too good at goodbyes)
- (Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
No
- Hayır
No, no, no, no, no
- Hayır, hayır, hayır, hayır, hayır
(I'm way too good at goodbyes)
- (Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
No, no, no, no
- Hayır, hayır, hayır, hayır
No, no, no
- Hayır, hayır, hayır
(I'm way too good at goodbyes)
- (Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
(No way that you'll see me cry)
- (Beni bundan sonra asla ağlarken görmeyeceksin)
(I'm way too good at goodbyes)
- (Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
'Cause overtime you hurt me, the less that I cry
- Çünkü beni her incittiğinde daha az ağlıyorum
And every time you leave me, the quicker these tears dry
- Ve beni her terkedişinde gözyaşlarım daha hızlı kuruyor
And every time you walk out, the less I love you
- Ve sen her dışarı çıktığında seni daha az seviyorum
Baby, we don't stand a chance, it's sad but it's true
- Bebeğim, hiç şansımız yok, üzücü bir durum ama bu doğru
I'm way too good at goodbyes
- Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim