Stray Kids - Mixtape : Time Out Korece Şarkı Sözleri ve Türkçe Çevirisi
Oh
- Ey
Ee-yeah-eh-eh
- Ee-evet-eh-eh
Oh, woah, yeah
- Oh, woah, Evet
One, two, three, let's go
- Bir, iki, üç, gidelim
Breathe, 깨끗한 공기를 마셔
- Nefes al, Temiz hava al
I can feel it in my heart
- Bunu kalbimde hissedebiliyorum.
내뱉은 한숨의 배로 들이켜
- İç çekişinin göbeğine gir.
움츠린 몸 일으켜 세워
- Sıkı vücudunu kaldır.
지난 일은 지나간 대로
- Geçmişin geçtiği gibi.
후회는 과거에 묻어둔 채로
- Geçmişte gömülü pişmanlık
앞만 보고서 달려
- Yalnızca ön rapor çalışır
Oh, oh-oh-oh-oh
- Oh, oh-oh-oh-oh
뻥 뚫린 해안도로 위를 달리는 거야
- Bir sahil yolunda koşuyorum.
텅 비워놓자 머릿속의 잡것들을 다 bomb
- Dilini boşaltalım, kafandaki her şeyi bombalayalım.
Hey, nobody can touch me
- Hey, kimse bana dokunamaz.
오늘 밤은 밤새도 피곤할 리 없지
- Bu gece bütün gece yorgun olmayacağım.
So come on
- O yüzden hadi
Let's go, 떠나 다 미루고
- Gidelim, gidelim ve sonra erteleyelim.
어디든 가자 여기서 멀리로 run to (Run to)
- Herhangi bir yere gidelim, buradan uzağa koşalım.
Run to (Run to)
- Koş (Koş)
푸르게 펼쳐진 어딘가로, oh, oh
- Mavinin içinde bir yerde, oh, oh
So come on
- O yüzden hadi
Pack up, 필요한 건 텅 빈 머리
- Toplanın, ihtiyacınız olan tek şey boş bir kafa
살랑이는 바람 따라가자, we run to (Run to)
- Rüzgarı takip edelim, koşalım (Koşalım)
Run to (Run to)
- Koş (Koş)
복잡히 꼬여버린 생각은 버리고 go
- Karmaşık çarpık düşünceleri atın ve gidin
Time out
- Mola
One, two, three, four
- Bir, iki, üç, dört
안 내면 술래 비기면 또 해 손 들어 가위바위보
- Eğer yapmazsan, eğer bir etiketçiysen, tekrar yap, elini kaldır, makası salla.
도로 위 톨게이트 지나서 휴게소 가 맘껏 사 들고
- Yoldaki ücretli kapıyı geçtikten sonra, dinlenme alanı istediğiniz gibi tutulur
풀장이든 바다와 바람과 파란 sky, 팔랑거려 내 맘 알아
- Havuz, deniz, rüzgar, mavi gökyüzü, falanks, neyi sevdiğimi biliyorsun.
날씨도 풀렸다 하늘 좀 봐라 자잘한 고민은 다 날리고 가자
- Hava gevşek. Gökyüzüne bak. Tüm belayı buradan çıkaralım.
Go, let the stress fly away
- Bırak stres uçup
Don't worry 'bout tomorrow
- Ne dersin yarın için endişelenme
So we'll just have some fun right now
- Bu yüzden şimdi biraz eğleneceğiz.
지평선에 석양 배경 삼아 잡아, pose
- Günbatımı arka plan Sanya kapmak, ufukta poz
뻥 뚫린 해안도로 위를 달리는 거야
- Bir sahil yolunda koşuyorum.
텅 비워놓자 머릿속의 잡것들을 다 bomb
- Dilini boşaltalım, kafandaki her şeyi bombalayalım.
Hey, nobody can touch me
- Hey, kimse bana dokunamaz.
오늘 밤은 밤새도 피곤할 리 없지
- Bu gece bütün gece yorgun olmayacağım.
Oh, oh-oh-oh
- Oh, oh-oh-oh
망설일 필요 없어
- Çekinmenize gerek yok.
Oh, oh-oh-oh
- Oh, oh-oh-oh
'Cause this is our time
- Çünkü bu bizim zamanımız
Oh, oh-oh, oh-oh-oh
- Oh, oh-oh, oh-oh-oh
모든 짐은 내려두고서 here we go
- Bütün bavullarınızı buraya bırakın.
So come on
- O yüzden hadi
Let's go, 떠나 다 미루고
- Gidelim, gidelim ve sonra erteleyelim.
어디든 가자 여기서 멀리로 run to (Run to)
- Herhangi bir yere gidelim, buradan uzağa koşalım.
Run to (Run to)
- Koş (Koş)
푸르게 펼쳐진 어딘가로, oh, oh
- Mavinin içinde bir yerde, oh, oh
So come on
- O yüzden hadi
Pack up, 필요한 건 텅 빈 머리
- Toplanın, ihtiyacınız olan tek şey boş bir kafa
살랑이는 바람 따라가자, we run to (Run to)
- Rüzgarı takip edelim, koşalım (Koşalım)
Run to (Run to)
- Koş (Koş)
복잡히 꼬여버린 생각은 버리고 go
- Karmaşık çarpık düşünceleri atın ve gidin
Time out
- Mola
- Ey
Ee-yeah-eh-eh
- Ee-evet-eh-eh
Oh, woah, yeah
- Oh, woah, Evet
One, two, three, let's go
- Bir, iki, üç, gidelim
Breathe, 깨끗한 공기를 마셔
- Nefes al, Temiz hava al
I can feel it in my heart
- Bunu kalbimde hissedebiliyorum.
내뱉은 한숨의 배로 들이켜
- İç çekişinin göbeğine gir.
움츠린 몸 일으켜 세워
- Sıkı vücudunu kaldır.
지난 일은 지나간 대로
- Geçmişin geçtiği gibi.
후회는 과거에 묻어둔 채로
- Geçmişte gömülü pişmanlık
앞만 보고서 달려
- Yalnızca ön rapor çalışır
Oh, oh-oh-oh-oh
- Oh, oh-oh-oh-oh
뻥 뚫린 해안도로 위를 달리는 거야
- Bir sahil yolunda koşuyorum.
텅 비워놓자 머릿속의 잡것들을 다 bomb
- Dilini boşaltalım, kafandaki her şeyi bombalayalım.
Hey, nobody can touch me
- Hey, kimse bana dokunamaz.
오늘 밤은 밤새도 피곤할 리 없지
- Bu gece bütün gece yorgun olmayacağım.
So come on
- O yüzden hadi
Let's go, 떠나 다 미루고
- Gidelim, gidelim ve sonra erteleyelim.
어디든 가자 여기서 멀리로 run to (Run to)
- Herhangi bir yere gidelim, buradan uzağa koşalım.
Run to (Run to)
- Koş (Koş)
푸르게 펼쳐진 어딘가로, oh, oh
- Mavinin içinde bir yerde, oh, oh
So come on
- O yüzden hadi
Pack up, 필요한 건 텅 빈 머리
- Toplanın, ihtiyacınız olan tek şey boş bir kafa
살랑이는 바람 따라가자, we run to (Run to)
- Rüzgarı takip edelim, koşalım (Koşalım)
Run to (Run to)
- Koş (Koş)
복잡히 꼬여버린 생각은 버리고 go
- Karmaşık çarpık düşünceleri atın ve gidin
Time out
- Mola
One, two, three, four
- Bir, iki, üç, dört
안 내면 술래 비기면 또 해 손 들어 가위바위보
- Eğer yapmazsan, eğer bir etiketçiysen, tekrar yap, elini kaldır, makası salla.
도로 위 톨게이트 지나서 휴게소 가 맘껏 사 들고
- Yoldaki ücretli kapıyı geçtikten sonra, dinlenme alanı istediğiniz gibi tutulur
풀장이든 바다와 바람과 파란 sky, 팔랑거려 내 맘 알아
- Havuz, deniz, rüzgar, mavi gökyüzü, falanks, neyi sevdiğimi biliyorsun.
날씨도 풀렸다 하늘 좀 봐라 자잘한 고민은 다 날리고 가자
- Hava gevşek. Gökyüzüne bak. Tüm belayı buradan çıkaralım.
Go, let the stress fly away
- Bırak stres uçup
Don't worry 'bout tomorrow
- Ne dersin yarın için endişelenme
So we'll just have some fun right now
- Bu yüzden şimdi biraz eğleneceğiz.
지평선에 석양 배경 삼아 잡아, pose
- Günbatımı arka plan Sanya kapmak, ufukta poz
뻥 뚫린 해안도로 위를 달리는 거야
- Bir sahil yolunda koşuyorum.
텅 비워놓자 머릿속의 잡것들을 다 bomb
- Dilini boşaltalım, kafandaki her şeyi bombalayalım.
Hey, nobody can touch me
- Hey, kimse bana dokunamaz.
오늘 밤은 밤새도 피곤할 리 없지
- Bu gece bütün gece yorgun olmayacağım.
Oh, oh-oh-oh
- Oh, oh-oh-oh
망설일 필요 없어
- Çekinmenize gerek yok.
Oh, oh-oh-oh
- Oh, oh-oh-oh
'Cause this is our time
- Çünkü bu bizim zamanımız
Oh, oh-oh, oh-oh-oh
- Oh, oh-oh, oh-oh-oh
모든 짐은 내려두고서 here we go
- Bütün bavullarınızı buraya bırakın.
So come on
- O yüzden hadi
Let's go, 떠나 다 미루고
- Gidelim, gidelim ve sonra erteleyelim.
어디든 가자 여기서 멀리로 run to (Run to)
- Herhangi bir yere gidelim, buradan uzağa koşalım.
Run to (Run to)
- Koş (Koş)
푸르게 펼쳐진 어딘가로, oh, oh
- Mavinin içinde bir yerde, oh, oh
So come on
- O yüzden hadi
Pack up, 필요한 건 텅 빈 머리
- Toplanın, ihtiyacınız olan tek şey boş bir kafa
살랑이는 바람 따라가자, we run to (Run to)
- Rüzgarı takip edelim, koşalım (Koşalım)
Run to (Run to)
- Koş (Koş)
복잡히 꼬여버린 생각은 버리고 go
- Karmaşık çarpık düşünceleri atın ve gidin
Time out
- Mola